Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
bardakçı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bardak, çömlek vb. yapan veya satan kimse


bardakçılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bardakçının yaptığı iş


bardaktan boşanırcasına yağmak
Anlamı:

1. yağmur çok şiddetli yağmak

Örnek:

1. Sabahleyin yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu.

1. Sabahleyin yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu.


bardan
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çok beyaz


bardan
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yük taşımak için kullanılan çanta veya çuval


bardo
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Aygır ile dişi eşek çiftleşmesinden üretilen hayvan


Lisan : Fransızca bardot

barem
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Devlet memurlarının maaşlarının derece ve tutarlarını düzenleyen sistem ve çizelge

Örnek:

1. Bunların tek derdi barem basamaklarını aşarak bu mertebeye fırlayıvermekten ibarettir.

1. Bunların tek derdi barem basamaklarını aşarak bu mertebeye fırlayıvermekten ibarettir.


Lisan : Fransızca barème

baret
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Küçük takke, papaz takkesi

2. Bir süs iğnesi türü

3. İşçilerin başlarına giydikleri, metal veya plastikten yapılmış koruyucu başlık


Lisan : Fransızca barrette

baretlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Baret konulan yer

2. Baret yapmaya yarayan malzeme


barfiks
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çeşitli beden hareketleri yapmaya elverişli 1-1,5 metre yüksekliğinde, kendi ağırlığınızı yukarı çekmenizi sağlayan, iki ayak üzerine tutturulmuş çubuklu jimnastik aracı

Örnek:

1. Gözlerinin önünde, dizi dizi sayısız barfiksler sıralanmıştı.

1. Gözlerinin önünde, dizi dizi sayısız barfiksler sıralanmıştı.


Lisan : Fransızca barre fixe

bargâh
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , İçine izinle girilen yer, otağ, yüksek divan


Lisan : Farsça bārgāh

Telaffuz : bargâ:hı

bargam
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Levreğe benzer bir balık


barhana
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Kafile, küçük kervan

2. Göç eşyası, ev eşyası


Lisan : Farsça bār + ḫāne

bari
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Hiç olmazsa, hiç değilse, o hâlde, öyleyse

Örnek:

1. Hepsini at bir yana / Bari o günlerin bana / Şiirini söyle tatlı su

1. Hepsini at bir yana / Bari o günlerin bana / Şiirini söyle tatlı su

2. ünlem , ünlem , ünlem , ünlem , Keşke

Örnek:

1. Bu bari doğru çıksaydı, yazarlığıma geçmişte bir ipucu bulacaktım.

1. Bu bari doğru çıksaydı, yazarlığıma geçmişte bir ipucu bulacaktım.


Lisan : Farsça bārī

Telaffuz : ba:ri

barı
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Çit


barikat
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir yolu veya geçidi kapamak için her türlü araçtan yararlanılarak yapılan engel


Lisan : Fransızca barricade

barikat kurmak
Anlamı:

1. engel oluşturmak

Örnek:

1. Kürsünün etrafında bir barikat kurmak suretiyle bu hücumların önüne geçmişler.

1. Kürsünün etrafında bir barikat kurmak suretiyle bu hücumların önüne geçmişler.


barikat yapmak
Anlamı:

1. çeşitli araçlarla bir engel oluşturmak

Örnek:

1. Masaları, sıraları üst üste yığıp barikat yapmışlar.

1. Masaları, sıraları üst üste yığıp barikat yapmışlar.


barikatlama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Barikatlamak işi


barikatlamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Barikat ile çevirmek, barikat yapmak


barınabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Barınabilmek işi


barınabilmek fiil
Anlamı:

1. -de , -de , -de , -de , Barınma ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Barınma becerisi bulunmak


barınak
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Barınılacak yer, melce

Örnek:

1. Çocuklara yılda bir kez barınakları temizleme sırası gelirdi.

1. Çocuklara yılda bir kez barınakları temizleme sırası gelirdi.


barındırabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Barındırabilmek işi


barındırabilmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Barındırma ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Barındırma becerisi bulunmak